[Adobe Chronicles]

Adobe – Apple kavgasına dair…

Yazan: adobechronicles in Adobe, Diğer

adobe ihtilali Adobe   Apple kavgasına dair...

Peki kim Haklı? [Uzun uzun açıklamaların daha da uzun analizi.]

Aslında kavga iPhone’un çıkışı ile başladı. iPhone’un ilk çıkışında, Flash deseğine sahip olmaması geçici bir durum olarak görülüyordu ve iPhone’un eksikliklerini sıralamaktan zevk alan bir kesimin ilk maddesiydi. Apple iPhone’u güncelledi, bir çok eksiğini giderdi fakat Flash desteği hala bulunmuyordu. Herkes işkillenmeye başladı. “Neler oluyor orada?” edasıyla olaya dahil olan, bilen, bilmeyen herkes tartışmalara dahil oldu. “Apple neden Flash’ı desteklemiyordu?”

Olayın gittikçe dahada ciddiyet kazandığını gören Adobe, iPhone için Flash Player üzerinde çalıştığını ‘Apple izin verirse’ bunu iPhone’a uygulayabileceğini duyurdu.

Apple herhangi bir tepki vermedi. Sessiz kalmayı tercih etti.

Zaman geçtikçe tedirginleşen Adobe, geciken iPhone Flash desteğini Web sitesi üzerinden tüketicilere şikayet etmeye başladı. iPhone üzerinden Flash Player indirmeye kalkanlara Web sitesinden Apple’ı şikayet etti.

Gün geçtikçe bu platformdan zorla uzak tutulduğu hissine kapılan Adobe, gizli gizli iPhone kalesine sızma planları yapmaya başladı. Flash CS5′in ön gösterimlerinden birinde ağzındaki baklayı çıkartarak, uygulama geliştiricilerin Flash CS5 kullanarak iPhone için uygulama geliştirebileceklerini duyurdu.

Herkes “Apple ne yapacak?” diye tartışırken Apple yine sessiz kaldı.

Sonra Apple iPad’i duyurdu ve burada da Flash desteği yoktu. Üstelik Apple muazzam yaptırım gücünü kullanarak bir çok büyük Web sitesinin güncellenmesini sağladı. Bu sitelerin Flash’a ihtiyaç duymadan video yayınlamalarını sağladı. HTML5, H.264, CSS, JavaScript dedi…

Bitmedi, Apple iPhone OS 4.0′ı duyurdu. HTML5 kullanılarak yapılmış, etkileşimli ve etkileyici iAd örnekleri gösterdi. Yetmiyormuş gibi uygulama geliştiricileri ile kavilleştiği sözleşmenin bazı maddelerini güncelleyerek, iPhone OS kullananan platformlara, sadece ve sadece Apple araçları kullanılarak uygulama geliştirilebileceği şartını koydu. Yeni çağda Flash’a gerek olmadığını, bir çok büyük Web sitesinin HTML5 kullanmaya başladığından bahisle, üstü kapalı olarak belirtti.

Adobe cephesi resmi ağızlardan olmasa da twitter gibi sosyal ağlarda Apple’a veryansın etmeye başladı. Apple, tam da CS5′in çıkış arefesinde Flash CS5 için en önemli yenilik olarak gözüken özelliğin önünü tıkamıştı çünkü.

Daha mutedil olması beklenen resmi Adobe ağzı “Biz bu imkanı kullanacılarımıza sunacağız. Reddeden Apple olsun.” gibi tuhaf bir açıklama yaptı.

Sonra bir şey oldu ve sessiz kalmasına alışık olduğumuz Apple konuştu. Üstelik en tepeden. Apple CEO’su Steve Jobs, Apple’ın Web sitesinde açık bir mektup yayınlayarak “Flash üzerine düşünceler“ini paylaştı. Dost acı söylemişti…

Hemen ardından Adobe CEO’su Shantanu Narayen, Wall Street Journal’a verdiği röportajda, Steve Jobs’un açık mektubunun her maddesine tek tek cevap verdi.

Peki kim haklıydı?

Çok güçlü argümanlarla görüşlerini açıklayan Steve Jobs’a, Shantanu Narayen’in “Steve Jobs bulanık suda balık avlıyor” tadında cevabı doğrusu pek zayıf kaldı. Danışıklı döğüş izlenimi veren röportaj ikna edici olmaktan çok uzaktı…

Steve Jobs, açık mektubunda bir çok önemli noktaya işaret etmişti. Flash Player bir çok problemi olan bir uygulama, sergilediği performans korkunç, bir çok güvenlik problemi var, çok kararlı çalıştığı söylenemez, sık sık çakılıyor ve çok fazla CPU gücü harcıyor.

Bu noktalarda Steve Jobs’a hak vermemek mümkün değil. Shantanu Narayen’in “Flash Player’ın çakılma problemi bizim değil Apple’ın işletim sisteminin sorunu” açıklaması ise çok yersiz ve kimseyi ikna edecek düzeyde değil. Eğer öyle olsaydı Flash Player izole edildiğinde de sorunların devam ediyor olması gerekirdi. Yersiz…

Flash Player’ın yazılım destekli video oynatma özelliğinin çok pil harcaması, hala donanım destekli video oynatıcısının bulunmadığı, yine Flash’ın henüz bir mobil cihaz üzerinde çalışır bir versiyonunun bulunmadığı, çoklu dokunmatik desteğinin olmadığı eleştirileri de son derece isabetli eleştiriler. Shantanu Narayen’in “Donanım destekli video oynatıcımız var. Kod adı Gala.”, “Android için Flash Player çıkarttık” gibi itirazları ise yersiz. Her iki çözüm de çok yeni duyurulmuş Beta seviyesinde çözümler ve Adobe bunları çıkartmak için çoook geç kaldı. Çoklu dokunmatik desteği de aynı şekilde ve çoklu dokunmatik özelliği olan oynatıcısı kullanılsa bile Web sitelerinin bu desteğe sahip olabilmeleri için yeniden tasarlanması gerekiyor. O zaman daha yeni teknolojiler kullanılabilecekken neden Flash kullanılsın ki? Jobs’un eleştirisi bu noktada da çok yerinde.

Steve Jobs’un, iPhone OS’için uygulama geliştiricilerle aralarına üçüncü parti bir araç setinin girmesini istememesi de son derece makul. Çapraz platform Shantanu Narayen’in dediği gibi bir şey değil. Bir içeriğin birden çok platformda yayınlanabilmesi güzel bir şey fakat bunun tek bir araçla olduğunu söylemek pek doğru değil. Bırakın hem PC, hem cep telefonunu, hem tableti, sadece cep telefonları arasında bile müdehalesiz dağıtımı söz konusu değildir. Örneğin bir içerik oluşturup bu içeriğin hem iPhone, hem Nexus One, hem de BlackBerry üzerinde, herhangi bir düzenleme yapmadan dağıtabilmeniz mümkün mü? iPhone’da bulunan çoklu dokunmatik özelliği ile diğerleri aynı mı çalışıyor? Bu özelliği ortak olarak nasıl kullanacaksınız? Ya en alt seviyedekini baz alacaksınız ya da her biri için elden geçireceksiniz. O zaman Narayen’in bahsettiği çapraz platform nerede kaldı? Shantanu Narayen’in yapıyoruz dediği yapmak istedikleri bir bir ütopya. Bir temenni. Keşke söyledikleri gibi olabilseydi…

Steve Jobs’ın haksız olduğu noktalar ise, Adobe’nin Carbon’dan Cocoa’ya geçişte çok geç kalmış olması ve Apple platformlarına uyumda yavaş kalışı.

Daha Apple bile tüm uygulamalarını Cocoa’ya taşımış değilken Adobe’nin bunda geç kaldığını söylemek haksızlık değil midir?

iTunes’dan tutun da Final Cut Studio içindeki uygulamalara kadar bir çok Apple uygulaması henüz Cocoa’ya geçmiş değil. QuickTime X ise ancak budanıp etkisizleştirilerek Cocoa’ya aktarılmış durumda. Onun için QuickTime 7 hala SnowLeopard DVD’sinde tutulmuyor mu?

Adobe’yi, Apple platformuna geç adapte olmakla suçlamak ta biraz ‘yavuz hırsız’lık oluyor. Apple bir platformda sabit durmuyor ki başkaları ona ayak uydursun. Şu geçişlere bir baksanıza:

  • Motorola’dan PowerPC işlemciye geçiş.
  • PowerPC’den Intel’e geçiş
  • Classic sistemden MacOS X’e geçi.
  • Carbon’dan Cocoa’ya geçiş

Bu geçişler hiç bitmiyor ve hem tüketiciyi hem de yazılım geliştiricileri zorluyor. Kaldı ki Carbon’dan Cocoa’ya geçişte -henüz geçiş tamamlanmadan önce- 64-bit Carbon kütüphanelerinin olacağını söyleyip sonra bundan vazgeçen de yine Apple. Bunun gerekçesi, ister ‘teknolojik zorunluluk’ olsun, ister ‘şirket stratejisi’… Bu bir sorunsa bu sorunun tek sorumlusu olsa olsa Apple’dır.

Jobs’un hem haklı, hem haksız olduğu noktalar da yok değil. Flash’ın güvenlik sorunlarından, performansından, kararlılığından şikayetçi olurken Apple ürünlerinin durumunu bilmiyor olması mümkün müdür? Flash’ın durumunu dile getirirken haklı, fakat kendi dükkanının önünü temizlemeden başkasının dükkanının önünü süpürmesini isterken haksız.

iTunes’a bakalım mesela… Windows platformundaki performansı, kararlılığı evlere şenlik. Bırakın Windows’u Mac OS X’de bile çok büyük performans sorunları var. Tam bir CPU canavarı mesela… Bu noktalarda Apple’ın sicili Adobe’ye laf söylemeye yetecek kadar temiz değil.

Tamam da sonuçta ne olur? Bu bir kavga mı? Apple mı kazanır Adobe mi? Yoksa herkes mi kaybeder?

Bir kalesini kaybeden Adobe’nin feryat etmesi çok doğal. Düşünsenize, sırf önce Web’de varolmak için GoLive’ı satın al. Sonra Flash ile başetmek için LiveMotion diye After Effects kopyası bir uygulama yapıp başarılı olama. Daha sonra çaresizce, davalı olduğun Macromedia’yı sırf Flash teknolojileri için 3.4 Milyar dolara satın al. Ve aradan daha on yıl geçmemişken, daha sefasını sürememişken “Flash bitti” desinler…

Peki Flash’ı bitiren Apple mı? Microsoft’ta “Web’in geleceği HTML5″ demedi mi? Ya Google? YouTube ile HTML5′e ilk geçiş yapan Google diğil mi? Chrome HTML5′i destekleyen ilk tarayıcılardan birisi değil mi? Biz de artık Android için çalışacağız demek Adobe’yi kurtarır mı? Flash’ın bittiği gerçeğini ilk olarak dile getirmiş olmak Apple’ı acımasız mı yapar?

Doğrusu teknolojik gelişmelere inatla karşı koymak hiçbir firmanın işine yaramamıştır. Geçmişte Apple’ın da bu konuda acı tecrübeleri var. Üstelik haklı bile olsa ne bir donanımı, ne bir işletim sistemi ne de bir İnternet tarayıcısı bulunmayan Adobe, Apple, Microsoft, Google’a karşı direnebilir mi? Kaldı ki Adobe tarihi rakipleri satınalarak başetme üzerine kuruludur. Başından sonuna kadar Adobe ürünü olan eliayağı düzgün kaç uygulaması var Adobe nin? PostScript? Illustrator? Apple ne kadar inovatif bir firma ise Adobe de o kadar inovasyon özürlüdür. Kabul biraz ağır oldu ama Adobe bu konuda sabıkalıdır. 40 Milyar dolar nakit parası olan, tarihinin en parlak günlerini yaşayan Apple’ı da satın alamayacağına göre Adobe ne yapmalı? Masaüstünde % 1′lik pazar payına sahip, yazılama para vermeye alışık olmayan kullanıcılarıyla Linux güvenilir bir liman olabilir mi? Üstelik Linux platformunda doğru düzgün tek bir uygulaması yokken!

Adobe, zamanında PostScript’e odaklanmalarını salık verip Adobe’nin Adobe olmasında yok sayılamayacak katksı bulunan Steve Jobs’a kulak verip, gelecek için güçlü HTML5 araçları geliştirmeye odaklanmalı.

Windows 7 ve Creative Suite 4

Yazan: adobechronicles in Haber

Malumunuz Windows 7′de artık piyasada. Adobe, Mac OS X 10.6 Snow Leopard’da olduğu gibi Windows 7 için de bir “Sıkça Sorulan Sorular” sayfası hazıırladı.

Özetleyecek olursak;

  • CS4 Windows 7 tarafından destekleniyor.
  • Eğer Windows 7′yi eski bir sürümden güncelleyecekseniz CS4′ü yeniden kurmanız gerekiyor. [Madem öyle temiz yükleme yapmak çok daha iyi olacaktır. CS4'ü kaldırıp tekrar kurmadan önce lisansınızı kaldırmayı unutmayın!!!]
  • CS3 ve daha eski sürümler ve Macromedia uygulamaları de çalışıyor olabilir. Fakat bir sorun yaşarsanız Adobe’den bir güncelleme yayınlanmayacak. CS4′e geçmeniz öneriliyor. [FreeHand kullanıcıları için kötü haber!]

Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Adobe Systems Incorporated

Yazan: adobechronicles in Adobe

Adobe Systems Incorporated San Jose, California, ABD merkezli bir yazılım firmasıdır.

Adobe Aralık 1982 de, PostScript Sayfa tanımlama dilini geliştirmek için Xerox PARC’dan ayrılmış John Warnock ve Charles Geschke tarafından kuruldu. 1985 yılında, Apple Computer kendi LaserWriter printerları ile birlikte kullanmak için PostScript’i lisansladı, bu sayede masaüstü yayıncılık devrimi başlamış oldu.

Şirketin ismini, kuruculardan birinin evinin arkasından geçen Adobe Irmağı’ndan almıştır.

Ocak 2007 itibariyle, Adobe Systems’in %40′ı San Jose’de çalışan 6,677 çalışanı bulunmaktadır. Adobe’nin diğer ana geliştirme operasyonları Seattle, Washington; San Francisco, California; Ottawa, Ontario; Minneapolis, Minnesota; Newton, Massachusetts; San Luis Obispo, California; Hamburg-Almanya; Noida-Hindistan, Bangalore- Hindistan, Bükreş-Romanya ve Turkiye’de bulunmaktadır.

1995′den bu yana, Fortune Adobe’yi çalışmak için seçkin yerlerden biri olarak göstermektedir. Çalışılacak en iyi firma sıralamasında Adobe 2003 de 5., 2004 de 6. 2007 de 31. 2008 de 40. olarak sıralanmıştır. [Ek bilgi: 2008'in şampiyonu Google idi.] 2007 yılında, Dünyanın en büyük yazılımı firmaları arasında Adobe 9. sırada yer almıştır.

Adobe’nin Tarihi
Adobe’nin ilk ürünleri PostScript den sonra, Type 1 denilen tescilli dijital fontlardı. Bir süre sonra Apple TrueType isimli rakip bir standard geliştirdi. Bu standart, font outline’ı tarafından oluşturulan pixel deseni üzerinde tam ölçeklenebilirlik ve hassas kontrol sağlıyordu. Daha sonra bunu Microsoft’a lisansladı. Adobe, buna Type 1 özelliklerini yayınlayarak ve Type 1′in ekranda WYSIWYG olarak ölçümlenmesine izin veren, ancak hassas pixel seviyesinde kontrolü olmayan Adobe Type Manager’ı yayınlayarak cevap verdi. Ancak bu girişimler, TrueType’ın yükselişini engellemek için çok geç kalmıştı. Type 1 grafik/yayıncılık pazarı için bir standart olarak kalmasına rağmen, TrueType iş dünyası ve sıradan Windows kullanıcısı için bir standard oldu. 1996 yılında, Adobe ve Microsoft OpenType’ı duyurdular ve 2003′de Type 1 font kütüphanesini OpenType’a dönüştürmeyi tamamladılar.

1980′lerin ortasında, Adobe tüketici yazılımı pazarına, Apple Macintosh’a yönelik olan vektör tabanlı çizim programı olan Adobe Illustrator ile girdi. Yazılım, Postscript destekli Lazer yazıcıların popüler olmasına yardımcı olan font geliştirme yazılımından doğmuştu. MacDraw’ın aksine, Illustrator şekilleri daha esnek Bézier eğrileri ile belirliyordu, böylece eşi görülmemiş bir keskinlik sunuyordu. Ancak, font rendering işlemi, Macintosh’un Quickdraw kütüphanelerine bırakılmıştı ve bu, Adobe, Adobe Type Manager’ı yayınlayana kadar bir PostScript tarzı yaklaşım ile yer değiştirilmemişti.

1989′da, Adobe amiral gemisi olacak Macintosh için Adobe Photoshop’u duyurdu. İstikrarlı ve tam teşekküllü bir program olan Photoshop 1.o hünerli bir şekilde pazarlandı ve pazarı kısa zamanda domine eder hale geldi.

Tartışmaya açıktır, Adobe’nin Macintosh platformu üzerindeki hatalarından biri kendi mizampaj programını geliştirmekteki başarısızlığı oldu. Onun yerine, 1985 yılında Pagemaker ile Aldus, 1987 yılında QuarkXPress ile Quark pazarda, gelişen Windows pazarındaki erken liderliği kazandı. Adobe ayrıca gelişmekte olan Windows Masaüstü Yayıncılık pazarını adreslemekte de yavaştı. Ancak, InDesign ve Creative Suite ile büyük yol katetti. Bilgisayar teknolojisinin gittiği yönü tahminde bir hata yaparak, Steve Jobs’un ölüme mahkum NeXT’i için tam teşekküllü bir Illustrator geliştirirken, Windows için özellikleri zayıf bir Illustrator çıkardı.

Bu yanlış adımlara rağmen, PostScript yorumlayıcıdan gelen lisanslama ücretleri, 1980′lerin sonlarında ve 1990′ların başlarında Adobe’nin dayanmasını ve rakiplerini satınalmasını sağladı. [Jobs kurmasına yardım etmiş olduğu firmayı hayatta tutmuş oluyordu.] 1991 Aralık’ta, Adobe Adobe Premiere’i duyurdu, 2003 de ürünün adını Adobe Premiere Pro olarak değiştirdi. 1994′de Adobe Aldus’u satınaldı ve Adobe PageMaker ile Adobe After Effects’i ürün gamına ekledi. Ayrıca TIFF dosya formatını kontrolüne aldı. 1995′de, Adobe Frame Technology Corp’i satın alarak, uzun doküman DTP uygulaması Adobe FrameMaker’ı ürün gamına ekledi. 1999′da, Adobe QuarkCopyDesk’in direkt rakibi olan Adobe InCopy’yi duyurdu.

Adobe, en büyük rakibi Macromedia’yı 2005 yılında satınaldı. Daha sonra aynı firmanın Freehand’i üzerine geliştirme yapmayarak,”FreeHand ile çalışıyorduk biz, şimdi ne olacak” konulu grafiker sohbetlerine kaynak oluşturdu. Bu kaynak 2009 yılı eşiğine gelindiğinde hala devam etmektedir.

Şimdilerde Creative Suite ailesinin 4. sürümünü duyurmuş olan Adobe’nin tüm ürünlerini CEO’sunun bile bir çırpıda sayabileceğini sanmıyoruz.

Tüm ürünlerinin bir listesini görmek isterseniz lütfen buraya tıklayın.

Son Yazılar
Son Yorumlar
Hakkımızda
adobechronicles: Aslında Narayen Apple'a da yakışırdı. Dell'e hayırlı olsun....
prfctsymmtry: İlk okuduğumda, "Apple sadece teknoloji olarak değil, yönetim kurulunu oluşturma meto...
adobechronicles: 15 Eylül'de Adobe'den 13 kişi bu haberi incelemiş. Google Analytics sağolsun......
adobechronicles: Ne diyecek ki? Eeeee, biz bi halt karıştırdık. Kuş yapalım biz. Evet evet kuş yapa...
prfctsymmtry: İşin başka bir enteresan tarafı, Bakanlık söz konusu durum ile ilgili açıklama yapmış...

Adobe Chronicles

Herkese merhaba,

Uzun süredir düşündüğümüz ama fırsat bulamadığımız Adobe günlüklerini tutmaya başlıyoruz.

Bu blogda Adobe hakkında haberler, söylentiler, yorumlar bulacaksınız. Adobe derken, Adobe ile ilgili herşeyi kastediyoruz. Adobe ürünleri ve Adobe platformu ile ilgili ne biliyorsak paylaşacağız. Sorunları gündeme getirip çözümlerini bulmayı planlıyoruz. İnşallah başarılı oluruz.

Kalın sağlıcakla…